Duyurular

Başbuğ Velilerden 33

 

Ezelle ebed arası Allah'a doğru giden evliya kervanları arasında en şanlısına ait 33 kolbaşılı "Altun Halka - Silsile-i Zeheb" çerçevesidir ki, keyfiyet ölçüsüyle temel sayısını, bütün kainat gibi O'ndan alır.


Kayseri Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 8,2867   8,3016
EURO 10,0727   10,0909
       
Özlü Sözler
En güzel edeb, İslami ahlaktır
Sponsorlarımız
Musikiye Dair

Milletlerin tarihi incelenirken onların güzel sanatların bir dalı olan musikiyle ilişkilerinin nasıl olduğu sorgulanır. Köklü bir tarih serüveni olanların mutlaka bir musiki kültürü de var demektir.

Kendisini bu medeniyetin içinde bulan her insanın, tarihsel süreç içerisinde mutlaka doğumdan ölüme bir de musiki yolculuğu olmuştur. Bu yolculuk kişinin daha doğduğu anda, kulağına okunan ezan ile başlayıp, sonrasında da hayatın her bir bölümünde kendine yer edinip, mezara kadar sürüp gider.

Bugün itibariyle bile hadiseye baktığımızda, yaşanmakta olan ve tüm hızıyla devam eden bozulma ortamına rağmen bu gerçeğin özünden hiçbir şey kaybetmediğini gözlemliyoruz.

İbn-i Haldun Mukaddime’sinde  “Mûsiki devletlerin bunalım ve dönüşüm devirlerinde gerileyen sanatların başında gelir. Çünkü bunalım dönemlerinde ruhun zevklerinden çok, bedenin zevklerine hizmet edilir. Ruhu ilgilendiren mûsikiye ancak sükun ve huzur dönemlerinde hizmet edilir.”der.

Mûsiki; Batılılaşma hareketleriyle medeniyetimizin köklerinden koparak, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde en evvel yozlaşmaya başladı. Mütefekkirlerin ifadesiyle bir medeniyetin çöküşünde o medeniyeti ilk terk eden onun mûsikisidir.

  Mûsikîmizde dünyevî de olsa süflilik ve kötülük saçan duygu ve düşüncelere yer verilmez. Aşk, hüzün, hasret, gurbet, sevinç, neşe gibi duygular dünyevî mânada da, ulvî mânada da icrâ edilse aynı esaslara bağlıdır. Esas olan Allah’ın cemal sıfatına ve dînine muhalif duygu ve düşüncelerin sâdır olmamasıdır.

Pozitivist ve seküler anlayışla sentez olan Hıristiyan medeniyetinde mûsiki sanatının dünya sevgisi, ten aşkı, haz, şehvet ve öfke gibi süfli duygularla sürdüğü malûmdur. Bizim mûsikîsimizde Hıristiyan medeniyetinde olduğu gibi gürültülü ses ve şatafat yoktur. Sükûnet ve dinginlik vardır.

Kişi, dinleyici konumundaysa mutlaka daha güzel, ruhunu olgunlaştıran eserleri dinlemeli. Kişi, icracı konumundaysa insanlığa kendi musiki kültürünü, sanat kültürünü sunmada sürekli bir arayış içerisinde olmalıdır.



MUSTAFA FİKRİ TEKELİOĞLU
Okunma Sayısı: 30



YAZARIN DİĞER YAZILARI

Başkan'ın Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
Köşe Yazıları
Mustafa Özer (özer Koç)

Mustafa Miyasoğlu

Mustafa Ekinci

Galip Boztoprak

Şeyma Kısakürek Sönmezocak

Mustafa Kanlıoğlu

Mustafa cabat

Ebubekir Sifil

Ali Biraderoğlu

İbrahim Ulueren

Mustafa Özer (özer Koç)

Ali Biraderoğlu

Mustafa cabat

Günlük Gazeteler
Sponsorlarımız

Kayseri Eğitim ve Kültür Vakfı

© Copyright 2020  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Vakıf Sitesi


Top