Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi  

 

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Gündemimiz

  DOSYALAR

 

 

Necip Fazıl Kısakürek Hicri 15.Asır Hitabesi (sunu-) 

 

Üstad'ın Gençliğe Hitabesi sunu>>>

 

 

 

 

 

 

 

Kayseri eğitim ve kültür vakfı web sitesi hizmetinizde. Bir çok bilgi paylaşımının hedeflendiği  bu siteyi hizmetinize sunuyoruz...

 

 

 

 

 

Ayasofya Hitabesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

     

  BEKLENEN ZUHUR/ Necip Fazıl KISAKÜREK>>>

( IIFSO(Milletlerarası İslam Talebe Teşekkülleri 3.Genel   Konferansı                 

  Yer: Tarabya Oteli/İstanbul Tarih 1975)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Rönesans)ın vecd kaynağı idealist portrelerine kendi beyinsiz tipini yerleştirip eline verdiği (LSD) iğnesiyle insan ruhunu iptal etmekten başka hüneri olmayan Amerikan tipi

 

 

 

 

Batının İki Yüzü/Necip Fazıl KISAKÜREK

   Batılı,bize kendi zehirini geçirmiş bir frengilidir.Nasıl frengi,Frenk hastalığı mânasına geliyorsa işte öyle!..Ruh frengisi,Batının hastalığı...

   Ve onun iki yüzü var;Biri kendi haline bakıp buruş buruş ağlayan,öbürü kendi halini bize varılmaz saadet gibi göstererek yayvan yayvan gülen iki surat...Biri,kendi iç muhasebesini,öbürü de dışarıya doğru maddî ve manevî sömürgecilik siyasetini gösteren çehreler...>>>devamı

DİN,MİLLET,ŞERİAT     /Necip Fazıl KISAKÜREK

    Bütün madde münasebetlerini aşan ve hâdiseleri madde üstü ulvî ve ilâhî sebebe bağlayan bir inanış manzumesinin ismi dindir.Dinler içinde de hak ve bâtıl olanları vardır.Bir madde parçasından ibaret olan bir puta tapan da,bu ilâhî kudreti kabul etmiş,fakat onu aslî sahibine bağlamamak yüzünden küfre düşmüş olur.Onunki de dindir,fakat bâtıldır.>>>devamı

 

El   yazılariyle

Abdülhamit ve kızı Ayşe Sultan

Allah, türa aziz mîdârem-ü bes

îzzet-i ân ki  nist manend-i tu kes

Allah, der în vakıa destem gîr

Allah, hemîn zaman leferyâdem res

                              (Abdülhamid)>>>devamı

 

 

 

NECİP FAZIL’A DAİR CİN FİKİRLİ SORULARA CEVAPLAR

      Mustafa MİYASOĞLU

 

Necip Fazıl’ın ölümünden sonra onun kişiliği ve eserleri üzerine çok şey söylenip yazıldı. Epeyce bir zaman daha yazılacağını sandığım bu konularda özel hayatıyla ilgili hususlara zaten kendisinin otobiyografik eserlerinde cevap verdiği için, onlara dair bir şey söylemenin gereksiz olduğunu sanıyorum. >>>>devamı

 

NECİP FAZIL’IN ÇOK YÖNLÜ ŞAHSİYETİ

Mustafa MİYASOĞLU

Necip Fazıl şair, hatip, hikâyeci, tiyatro ve biyografi yazarı, gazeteci, tarihçi, mütefekkir ve din konusundaki çeşitli eserleriyle, benzerine az rastlanan çok yönlü bir şahsiyet. Eserlerinde, klasiklere yakışır bir derinlik ve yücelikle Türk insanının aslî değerlerini ortaya koyar. Ona ve eserlerine sahip çıkmak, bu milletin temel değerlerine sahip çıkmaktır...>>>>devamı

NECİP FAZIL VE PÜF NOKTASI/Mustafa MİYASOĞLU

Bu ülkede 200 yıl içinde oluşan ve statüko tarafından savunulan bir sistem ve bunun kendine özgü bir mantığı var. Bunu ülkemizin tanınmış basın ve sanat ve siyaset adamlarının çoğu anlayamaz, hatta üniversite çevrelerinin önemsediği de söylenemez. Böyle temel meseleleri ancak mütefekkir karakterli, keskin görüşlü, derinliğine vukuf sahibi olan şahsiyetlerin kavradığını veya önemsediğini görüyoruz. >>>devamı

 

GELECEKTE İHTİLÂL/  Necip Fazıl KISAKÜREK

   Artık (monarşi-krallık idaresi) diye basit hedeflere karşı bir ihtilâl mevzuu kalmamıştır.Bunlar son Afrika ve Anadolu cenubundaki memleketlerde görülen mini ihtilâllerle ortadan kalkmıştır.Ortada birkaç mostralık ülkeden başka da “melik” veya “kral” ünvanı altında bir örnek yoktur.>>>devamı

ANNE MÜSTEZATI
                           Mustafa ÖZER


haz içinde boğazda dinlenen yaz
kulağıma ninniler fısıldıyordu
koyda kuğular gibi anne nezaketini
kuruyan dilim kıskanıyordu

haz içinde boğazda eğlenen yaz
sarmaş dolaş ebabil kuşlarının
bumerang dönüşlerinde köpüren
ifadesi ruhuma dokunuşlarının>>>devamı

Batı Medeniyetinin İnsanlığa armağanları

 MUCİZE

                       Necip Fazıl KISAKÜREK

   Bir mucize…Gelip geçmiş bütün nebî ve resullerin mucizelerinden üstün bir mucize…İlk ve son Resule ait ve O’nun bütün mucizelerini doğrulayan ve tamamlayan bir mucize…O mukaddes parmağın göğe döner dönmez kameri ikiye bölmesi.okunu yerleştirdiği kuru pınardan su fışkırtması,temasıyla hastaları şifaya kavuşturması ve daha niceleri gibi,akıl ve hesap üstü harikaların 1300 şu kadar yıl sonra hakikatini suratlara çarpan bir mucize…>>>devamı

 

Ø      İÇ VE DIŞ DÜŞMAN-YAHUDİ
                                                                      Necip Fazıl KISAKÜREK

 . Önce öz peygamberine ihanet eden, tevhid bayraktarı Resul (Tûr-u Sinâ) ya çıkınca altundan bir buzağı yapıp ona tapmaya başlayan ve peygamber lanetine uğrayan, o…


· Böylece, nebîler beşiği, üstün ırk İsrailoğulları içinden kopup fesad ve hiyanet mâdeni yeni bir kavim halinde dölleşen, asıl yahudiyi mayalandıran, artık hep öyle devam eden ve insanlığın başına belâ kesilen, o…


· İçinden yetişmiş ve yeni ölçülerle gelmiş İsâ Peygamberi dinsizlikle suçlayan, Romalı’lara gammazlayan ve Romalı askerlere kimin tutulacağını göstermek için, havarîler meclisinde onu yanağından öpmeye kadar alçalan (Yuda Şem’un) o…

· Derken babasız hak peygamber Hazret-i İsa’nın hak dinini içinden tahrif eden, yeni Peygamberi Allah’ın oğlu diye gösteren, “baba-oğul-ruhülkudüs” küfrünü icad eden (Sen Pol) o…>>>>devamı
 

ARKADAŞ !

   Arkadaş,hiçbir ümit yok ,biliyoruz!Cihanın son moda yelkenlisi,

gaflet rüzgarına,küfür akıntısına,cehil haritasına,hamakat kaptanına

ve riya tayfasına göre yapılmıştır.Allah’tan mahrum devirlerin mana-

sını göstermek için bizzat Allah’ın resmettiği bu manzarayı silmek,

neşeli neşeli dalgalar üzerinde seken bu gemiyi yolundan çevirmek

kimin haddi?>>>>>devamı  

 

REFORMACILAR

►Reformacı, eski şeklin ismini ve gûya esasını muhafaza edip, onu, zannınca bazı ihtiyaçlara göre yenileştirmek isteyendir. >>>>devamı

 

   AMERİKAN ORDUSU ÖRTÜLÜ OPERASYONLARINI  SİLOPİ'DE KURACAĞI ÖZEL ORDUYA YAPTIRMAK MI İSTİYOR?İbrahim Karagül'ün yazısı güncel'de!!!  >>>>devamı

 

(SANAT VE AKSİYON İÇİNDE BİR PORTRE DENEMESİ..-  Mustafa Özer)       üzerine:

 Sanat ve aksiyon içinde bir portre denemesi, kitabın adı bu. Deneme adı fazla okuyucu için deneme, makale, ibaresi fazladan bir ad.

San’at ve aksiyon içinde BİR PORTRE Denemesi’nden (Mustafa ÖZER):

Yazarın Diğer Yazıları

          BİLMEK LAZIMDIR Kİ…

                             

                      Necip Fazıl KISAKÜREK

 

ü      Eğer gaye Türklükse,bilmek lazımdır ki,Türk Müslüman olduktan sonra Türktür.

ü      Eğer gaye akılsa,bilmek lazımdır ki akıl,kendi hiçliğini idrak seviyesine ulaştıktan sonra akıldır.

ü      Eğer gaye hürriyetse,bilmek lazımdır ki hürriyet,hakikate esaretten sonra hürriyettir.

ü      Eğer gaye demokrasi ise,bilmek lazımdır ki,demokrasi hakkın hakimiyeti altına girdikten sonra demokrasidir.

ü      Eğer gaye medeniyetse,bilmek lazımdır ki,medeniyet türlü müspet bilgi keşiflerini ve cicili bicili madde oyuncaklarını doğrudan doğruya sebep ve netice kabul etmek yerine,onlara manevi bir sebep ve netice tayin ettikten,onları ruhun emrine aldıktan sonra medeniyettir.

ü      Eğer gaye hayat ise,bilmek lazımdır ki,hayat ölümün ötesine ait hesabı veren mutlak sisteme bağlandıktan ve onun uğrunda ölümü göze aldıktan sonra hayattır.

ü      Eğer gaye İslamiyetse,bilmek lazımdır ki,İslamiyet hiçbir cüz’ü feda edilemez olan ölçü ve amellere sımsıkı bağlanıp onları birer boş kabuk gibi muhafaza etmek değil de,içlerine erimiş maden halinde hamle ve hareket ruhunu doldurduktan sonra İslamiyettir.

 

                      Birinci 101 Çerçeve ’den 

 

İSRAİL MUCİZESİ EFSANESİ:

İsrail’in Dış Finansmanı                                             Roger GARAUDY

   İsrail Başbakanlık özel kalem müdürü Doktor Yaakov Herzog,yaptıkları toplantıların gayesini şöyle belirtir: “İsrail’e en önemli yatırımları nasıl çekmek gerektiğini tetkik etmek ve dışarıda ikamet eden Yahudi sermaye sahiplerini,doğrudan doğruya sorumluluk ve bir iştirak hissi taşımaları için,İsrail ekonomisine sıkı bir şekilde karıştırmak..>>>devamı

DUA

 Duayı kabul eden, dilekleri veren, vermeyi murad edince el açtıran, ancak
sevdiği kuluna dua ettiren, sevmediklerinin elini ve dilini bağlayan ve
kendisine yönelmekten alıkoyan Allah’ım!..

Bizi affet!..  

Biz, Sevgilinin nuruna lâyık olmaktan düştüğümüz için bu hale geldik.

O'na lâyık olabilmek kimsenin haddi değil... Fakat lâyık olunamayacağını
bilmenin liyakati herkesin vazifesi... İşte bu son inceliğe lâyık olamadığımız
için bu hale geldik.
 

O nur öyle bir nur ki, lâyık olmakta, topyekûn zaman ve mekâna, bu dünyaya ve
ötelere malik olmak var... Bu liyakatten düşmekte de, her türlü mahrumluk ve
mahkûmluk...
 

Her türlü mahrum ve mahkûm olduk.  

Bizi affet!..  

O Nur'un vecd ve aşkı üzerimizdeyken, denizlere, yelkenleri ipekten ve
çıpaları altundan kalyonlar indirdik; karalara da, yolunu viraneye çevirmek
yerine mamureye döndüren ordular saldık. Padişahlara "Ayağa kalk, kanun
huzurundasın" diye ihtar eden hâkimler yetiştirdik. Müspet bilgiler, medenî
aletler, keşifler ve buluşlar, hep o Nur'un kendi fert ve cemiyet aynalarımızda
tecellisinden... O Nur'u körleştirince de Şark'ın son 5 asırlık macerası içinde
bir zamanlar yaban domuzu hayatı süren Garplının sürü hayvanı olduk.
 

Son yüz yıl içinde bizi bu halden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa
getiremedi. Zira o Nur'a yeniden liyakat ve bu liyakati yeni zaman ve mekâna
tatbik etmek Şuurlaştırılmadı. Ters yollara sapıldı. Bu ilerinin ilerisi şuurun
sahiplerine "mürteci" dediler; ve onları, asıl din gözünde suçlu, O Nur'a
liyakati sıfıra indirici, vecd ve aşk mahrumu, din ve hikmet cahili kara
yobazdan ayıramadılar.
 

Onları, bize böyle muamele ettikleri için değil, bizi, bu muamelenin altından
kalkamadığımız için affet!..
 

Bizi, boynumuza geçirdikleri asırlık idam ipini kravat diye taktığımız için
affet!.. Tek kelimeyle, "Müslüman" yaftası altında Müslüman olamadığımız için
affet!..

Ve bize; kendi öz yurdumuzda asırlardır lütfen iskâna tâbi muhacirlere
benzeyen gerçek Müslümanlara, O Nur'a liyakatin en ileri derecesini bahşet; ve
ebediyet bestesinden şarkımızı ateşten ahenk helezonlarıyla gönüllere nakşet!..
 

Duamıza öyle bir tesir ver ki, kezzabın mermeri yediği gibi nefsimizin bütün
oyuncak mabutlarını yakıp erittiğini, senin mücerret ve münezzeh birliğin
etrafında hiçbir inanış pürüzü bırakmadığını görelim; ve sun'î teneffüsle açılan
bir baygın şeklinde bu milletin yavaş yavaş doğrulduğuna şahit olalım!..
 

Allah’ım!.. Bizi hem af, hem adam et!.. >>>devamı

                            Necip Fazıl Kısakürek

 

ÖNSÖZ GİBİ                                                      

  Ali BİRADEROĞLU

Bir serencamdır bu, bir serencam…Bir faciadır bu, bir facia…Muhayyileyi yakan bir yozlaşma sürecidir bu… Yozlaşma süreci… Hangi zirveden hangi uçuruma! Hicretin ikinci yılı… Bedir… Allah`ın resulü orduyu mevzilendirdiği zaman,ruhen ve bedenen genç 33 yaşındaki sahabi Hubab İbnü`l Münzir soruyor:”Ya Resulullah! Bu yapmayı düşündüğünüz şey vahiy mi, yoksa kendi reyiniz mi? “Hz. Peygamber cevap veriyor: “Bu kendi görüşümdür.” Bunun üzerine Hubab : “ Öyle ise ben de suyun ön tarafına inmenizi ve onu arkanıza almanızı, düşman tarafındaki kuyuları da taşla doldurmanızı teklif ediyorum.” dedi.Resulullah  onun dediğini  yaptı…Ayrıca Medine muhasarası, Hendek muhasarası, hurma hadisesi ve daha niceleri…>>>>devamı

                        -NÜKTE-

   Her Müslüman kendini ölçüyü

 tamamlayan son pirinç tanesi bilmeli,

 kendisi olmadan olmayacağının,fakat

 kendisiyle de olmayacağının şuuruna

 sahip olmalıdır.

                             Ne-Fe-Ka

 DERİN VE GERÇEK MÜSLÜMAN

           Necip Fazıl KISAKÜREK

 

ÇÖLE İNEN NUR 

Necip Fazıl KISAKÜREK                                 

ofra... Etrafında Allah Resullerinin dizildiği sofra...  Ve bu sofrada başköşe...  Sen !

                İnsanın hakikati... Sır... Kâinatın en çetin sırrı... Bir de misilsiz insan ki, onun hakikatinde, mahlûk, artık, son haddine ulaşır. Onun hakikatinde, mahlûk tükenir, fakat Allah başlamaz. O da sen!

                Yaradan... Ve onun en güzel eseri... Zâtiyle tek olan yaratıcı’nın, koskoca insan ehramında ve en yüksek noktada halkettiği insan ... Sen!

                Evet, sen.

Senin bana inandırdığın ve seni bana inandıran Allah, öz dilinle hitap etmiş ve sana demiş ki:

<<SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN,

ÂLEMLERİ YARATMAZDIM!>>(Çöle ve Bütün Zaman ve Mekâna) >>>>>>>devamı 

SUNUŞ

                                                         Mustafa ÖZER

Kendi açık ve gizli hayatını bütün yönleriyle, derisini soyarcasına canhıraş çığlıklarıyla agoraya (cemiyet meydanı)çıkaran,böylesi büyük bir dehayı anlatabilmek öylesine zor ki,Van Gölü'nün suyunu elekle Akdeniz'e taşımak cefası bile bu kadar zor olamaz.>>>devamı

 

Dindarlaşmak ve Müslümanlaşmak/ Hayrettin OĞUZ
Bugün "dindarlıkla "Müslümanlık"ın, "dindarlaşma" ile "Müslümanlaşma"nın farklılaşma anını yaşıyoruz. Diğer bir deyimle, bugün dindar olanla müslüman olanı farklı tanımlamak durumundayız.>>>>devamı

Gündemimiz buradan takip edebilirsiniz

Ali Biraderoğlu'nun "Oportünist Değişim Aktörleri"

Kitabı için tıklayınız

 

 

Necip Fazıl Kısakürek Nasıl Öldü ?

 

Facebook Sayfamız İçin Tıklayınız.

Mustafa Özer' in yeni kitabı için tıklayınız

Ali Biraderoğlu' nun yeni kitapları için Tıklayınız.

MERSİYE’YE  KARANFİL  KOYMAK  

‘’Kayseri’den   mavera’ya   uğurladığımız    gönüldaşlarımıza  MERSİYE’’ adını verdiğimiz , Büyük Doğu’dan nasiplenmiş, ebedi  aleme   göçen   kardeşlerimizin  anısına  , hatıralarla içiçe bir kitap hazırladık. Kayseri Eğitim ve Kültür Vakfının   başlayan kitap  çalışmalarının 13ncü kitabı olarak çıktı. Devamı için tıklayınız.

Kitabı İndirmek İçin Tıklayınız

ÜSTADI ANMAK VE ANLAMAK…………………./Mustafa EKİNCİ
                                                             12.5.1990 Kahramanmaraş Konuşması;

-Allah ve Resulüne gönülden bağlı olan, kendi ifadesiyle “Canların Canı uğrunda can vermeyi, cana minnet sayacak kadar” Resulullah muhabbetiyle meşbu bulunan: “Ölmek değil ömrümüzün en feci işi / Müşkil odur ki, ölmeden evvel ölür kişi.” şiirindeki manaya erme nasibine ulaşan gecemizin kahramanına yüce Allah-u Teala’dan rahmet niyaz ederek hepinizi saygı ve muhabbetle selamlarım. Devamı için tıklayınız.

Mustafa Ekinci Yazısını İndir

KENDİNİ BİLEN MUHATABA AÇIK TEHDİT! / Şeyma Kısakürek Sönmezocak

İradesiz ve sebatsız karakterler yüzünden muvaffak olunamayan, batının akılcılığı ile doğunun ruhaniyetini birleştirerek ortaya çıkacak hayat görüşü, her kıymetin yalnız ve yalnız İslamiyette bulunduğu gerçeğinin ideoloji olarak zuhur ettiği muazzam şahsiyetlerden bize miras kalan bu emelin karşısında biz ne yapıyoruz? Yahudi ve mason kuklası olan, ve sadece işleri çöplük karıştırmak olan “gazeteci” adıyla havlayan numunelere bu ideoloji fikrîyle engel olamamak, onların maşa olarak kullanılması gerçeğiyle Menderes tarihindeki asılsız iftira tekerrürüne seyirci kalmak, sadece bir iki mısra şiir okuyarak  aynı “ideoloji” ye hizmet ettikleri sanılan güçsüz ve zavallı karakterlerin de tekerürrünü görüp, anlayıp akıbetlerini beklemekteyiz. Devamı İçin Tıklayınız

 

 

"Zindandan Mehmede Mektub" Videosu Eklenmiştir. İndirmek İçin Tıklayınız

 

Zaman Gazetesi Yazarı İhsan Dağı'nın

29.Mayıs.2012 tarihli Üstad hakkındaki yazısına

Cevap İndirmek İçin Tıklayınız.

 

Kompozisyon Yarışması Tamamlandı

(Eserleri Okumak İçin Üzerlerine Tıklayınız.)

Dereceler:

1. Eser: "Aziz Dostum" Zeliha Fatma Demir (Ali Rıza Özdereci Anadolu İmam Hatip Lisesi)

2. Eser: "O ve (Pakistan'lı Bir Genç Olan) Ben" Skander Subhani (Mustafa Germirli Anadolu İmam Hatip Lisesi

3. Eser: "İlim Değil Sanat Eseri" Fatma Aydemir Aydınlıkevler Lisesi

4. Eser: "Düz Yazıya İnen Şair" Aslıhan Çevik Kocasinan Argıncık Lisesi

5. Eser: "Çöle İnen Nur" Sevda Koç Şehit Hava Üstteğmen Vedat Evliya Lisesi

Vakıf Başkanımız Sayın Mustafa Fikri Tekelioğlu'nun Kompozisyon Yarışması Açılış Konuşmaları

Sayın Dursun Çiçek'in Kompozisyon Yarışması Ödül Törenindeki Konuşmaları

Sayın Mustafa Cabat'ın Kompozisyon Yarışmasına İlişkin Değerlendirme Raporu

 

Facebook Sayfamız İçin Tıklayınız.

 

 

 

                 ALLAHIM, SENİ İSTİYORUZ!       /Necip Fazıl KISAKÜREK

 

   Yıllardır insanlık, derin ve sinsi bir dert çekiyor. Bu dert, sinirleri bozuk bir mirasyedi oğlunun iç sıkıntısı. Mirasyedi çocuğu, gözünün bir işaretiyle yeryüzünün bütün çeyizlerini ayağına serdirebileceği halde hiçbirisiyle avunamıyor. Lâstik toplarını ısırıyor, renkli balonlarını iğneliyor, motorlu fillerini, pervaneli atlarını yerlerde süründürüyor ve bütün zenginliklere arkasını dönmüş, bir pencereden, bir türlü kendisine kadar gelemiyen güneşin toprak Üstündeki altın lekelerini seyrediyor. >>>devamı

SOSYOLOJİ

TANIDIĞIMIZ DÜNYAYA YENİ BİR BAKIŞ

Canlı yaratıklar arasında sadece insanoğlu kendi hakkında bilinçli bir biçimde araştırma yapmaya ve düşünmeye muktedirdir. Tarih boyunca atalarımız; türlerimizin sosyal hayatı içinde dışlaşan insan tabiatı üzerinde düşündüler. İnsan oğlu niçin aileyi kurar ve niçin tanrılara tapınır. >>>devamı

 

                    FIKH-I EKBER-BÜYÜK FIKIH

Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ölümden sonra dirilişe, kadere ve hayr ve şerrin Allah’tan olduğuna, Hesap gününe, mizana, cennet ve cehenneme inanmak… İlk borç budur.>>>>devamı

Fikir Öfkesi  /Necip Fazıl KISAKÜREK

    İnsan başını sıçan kafasından ayıran tek hassa...Ha tüfeği olmayan asker,ha öfkesi olmayan fikir..>>>devamı

 

 

 

Filistin kıskaçta

HER ŞEYDEN ÖNCE İTİKAT

         GÜNAH-KÜFÜR

   Bir adam ömrü boyunca bir şarap fıçısı içinde otursa ve yalnız şarapla yaşasa da “Bu haramdır,biliyor ve doğruluyorum;ama ne yapayım ki,nefsimi yenemiyor ve ondan vazgeçemiyorum !” dese hareketi sadece günaha girer de...>>>devamı

BASİT’İ ANLAMAK/  Mustafa ÖZER

   Güzelin basit olarak algılanması ve tanımı,fenomen olarak maddenin güzellemesini yüklenemiyor.Öyle ki basitlik tek başına  “güzel” değildir ve fakat güzelliğin basitlikle doğru orantılı olduğunu söylemek çok büyük bir iddia değildir.Basitliğe zaman bağlamında ve diğer maddelerle ilişki derinliğinde indirgeme yapmak güzelliğe kapı aralamaktır.Ve fakat çeşitlilikte de bir güzellik vardır.Karışımın güzelliği karışanların güzelliğinden ayrıca vardır.>>>devamı

 

TARİH ŞUURU
Ali BİRADEROĞLU
“Hatırlayın o zamanı ki…” (Bakara Suresi)

Tarih;bazen yeri göğü yırtan gürültücü bir şelâle,bazen de çimenler arasında sessiz bir dere gibi akan,akarken de eskiye ait olumlu ya da olumsuz birçok değerleri,ürünleri beraberinde taşıyan geçmiş zamanların bir toplamıdır.Geçmişi saklayan çok emin bir arşivdir o.Tarih aynı zamanda insanlığın hafızasıdır;bütün geçmişi saklayan bir gerçeklik,insanî değerlerin taşıyıcısıdır.Belki de zamanın belli mekânlarda dondurulmuş parçalarının bir toplamıdır.>>>devamı


KARADENİZ HAVASI/Mustafa ÖZER

gözlerinde sevgim var dünyalara değişmem
sensiz vatan tarumar minnet edip eğleşmem
>>>devamı
 

 

 

EBUBEKİR SİFİL İLE SOHBET

-Hocam, umumi mânâda Ehl-i Sünnet’i nasıl tanımlayabiliriz? Veya Ehl-i Sünnet kimdir?

Ebûbekir Sifil: Bismillâhirrahmânirrahîm. Ehl-i Sünnet’i teşhis etmenin birkaç yolu var. Bunlardan birincisi geçmişte Ehl-i Bid’at fırkalarla münakaşa edilmiş meselelere bakmak. Gerek usûl-i dinde gerek usûl-i fıkıhta Ehl-i Sünnet ile Ehl-i Bid’at fırkaları arasında yaklaşım farklılıkları var. Bu kaynak anlayışından, epistemolojiden neş'et eden bir şey. Buna bakarak bir istikamet tayini yapabiliriz. Kim Ehl-i Sünnet’tir, kim Ehl-i Bid’at’tır, bunu tayin edebiliriz. İkincisi bugün tartışılan meselelere Ehl-i Sünnet’in ilkeleri çerçevesinde bakarak kim Ehl-i Sünnet’in yanındadır, kim karşısındadır, bunu tesbit edebiliriz. >>>devamı
 

ZİHİN KARIŞIKLIKLARI /Galip BOZTOPRAK

Son zamanlarda haftalık yazılarımı yazmakta zorlanıyorum. Zorlanma nedenim konu bulmakta zorlanmak ve yazacak bir şey bulamamak değil.

.>>>devamı

“Cennet Kimsenin Tekelinde Değildir” MÂLİKU'L-MULK OLAN ALLAH'IN ELİNDEDİR /Muhammed Ali es-SÂBÛNÎ
(Türkçesi: Ömer Fâruk TOKAT)

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Allah Teâlâ’ya hamd ve âlemlere rahmet olarak gönderilen O’nun değerli elçisi efendimize salât u selâm ederiz.>>>devamı

ORYANTALIZMDEN ETKILENENLER KUR’AN-I KERIM’I ANLAYAMAZLAR/ PROF. DR. M.Ali ES-SABUNÎ

Mülakat: İhsan ŞENOCAK

İhsan ŞENOCAK: Bismillahirrahmanirrahim. Hocam Kur’an-ı Kerim’in anlaşılabilmesi için İslam’ın erken asırlarından bu tarafa uygulanan ve zaman içerisinde de tedvin edilerek metin haline getirilen tefsir ve fıkıh usulü günümüzde modernist müslümanların yenilenme çağrıları ile karşı karşıyadır. Modernistler>>>devamı

ÖRÜMCEK
Mustafa ÖZER


örümcek onuru ağında pusu
dağları ağırlar gönlümün yası
musayı lanetler mısır mumyası
eğriyi sorarsan doğru gücenir >>>devamı
 

 

MUZDARİP

                                       Mustafa ÖZER

 

feyzimi alacak feyezan onda

içine dalacak heyecan onda

hatıra kalacak yolun sonunda

cemali canandır muzdarip kılan

>>>devamı

 

 

META’LAŞTIRMADIĞINIZ BİR ŞEY KALDI MI?*

Karl Marks metayı 3 evrede ele alıyor.

1. Evrede meta değiştiriliyor. Patates veriyorsun, yerine domates alıyorsun. Ve ihtiyacını gideriyorsun.

2.Evrede ise ürettiğin malın hepsini satıp ihtiyacın kadarını değiştiriyorsun.

3. Evrede ise devredilemez değerler, devredilemez sanılan değerler ne varsa satılmaya başlıyor. Bunun sonucu buhar makinesi icat ediliyor ve sanayi devrimi ortaya çıkıyor.

Bu, devredilemez değerler; inanç, aşk, namusdur.

Bu çürümüşlüğün genelleştiği her şeyin para ile ölçüldüğü, her şeyin maddi ve manevi değerlerin pazara getirildiği dönemdir. ...devamı

Felsefenin Sefaleti Karl Marks /1847---(Sol yayınları/ 1979- sh -36)

 

*Zabıt Katibi:Ali BİRADEROĞLU’nun 22.9.2007 Tarihindeki sohbetinden zaptedilebilenlerden...devamı

 

 

 PEYGAMBER, NEBÎ, RESUL / Necip Fazıl KISAKÜREK

    Peygamberler resul ve nebî diye iki isimle anılır.Allah’ın vahyine mazhar olmak mânasına bu iki ismin muradı bir ise de ,memuriyet bakımından arada büyük farklar vardır.Her resul aynı zamanda nebîdir;fakat her nebî resul değildir.Nitekim Peygamberimize nübüvvet 40 yaşında,risalet ise 43 yaşında gelmiştir.>>>devamı

Eyvah!.. Lozan’ın Gizli Protokolları tehlikede  / Mehmet Şevket EYGİ

      Cumhurbaşkanlığı konusunda kopartılan yapay fırtınaların asıl sebebi “Lozan’ın Gizli Protokolları’nın” ihlâli meselesidir. Lozan’ın Gizli Protokolları ne demektir? Açıklanmasa da bu protokollar yazılı mıdır, yahut şifahî/sözlü olarak mı yapılmıştır? Bunlar hâlâ geçerli midir?>>>devamı

 Vesika

 Abdülhamid Hânın 67 yıl önce esir tutulduğu Beylerbeyi Sarayından Bağdat’ta Şazeli Şeyhi Mahmud Ebüşşamât Hazretlerine el yazısiyle yazıp gönderdiği, her şeyi ortaya dökücü mektup...

Ayağa kalk, Tarih!..>>>devamı

 

LAİKLİK ÜZERİNE

                 Mustafa CABAT

  Kısaca “Siyasî düzenlemelerde dinin herhangi bir belirleyiciliğinin olmaması”diye tanımlanabilecek olan laiklik kavramını anlayabilmek için en azından Hıristiyanlığın geçirmiş olduğu serencamı bilmemiz gerekmektedir.Bunun için bu kavramın etimolojisine daha sonra girmek üzere Hıristiyanlık tarihini mümkün olduğunca özetleyerek, konuya başlamak istiyorum.>>>>>>devamı

       HALK İSTEMEZ, HALKA İSTETİLİR!/
Şeyma KISAKÜREK SÖNMEZOCAK


“ - Göreceksin, diyor; fikri idam edeceğim! Sadece resim ve göze hitap! Yazıya göre resim değil, resime göre yazı …
Yâhu! Gazete fikir demektir. Hadise ve ona bağlı fikir, kıymet hükmü …>>>devamı

            YARIM HOCA DİNDEN EDER/Ebubekir SİFİL

Başlıktaki sözü bilmeyen yoktur, bir atasözünün yarısı.
Tamamı ise şöyle: “Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder.” >>>devamı

ROMANLARIN AYİZİNDE

 Mustafa ÖZER

        Hiçbir toplum maddenin dış yapısına bağlı eylemler bütünü içerisinde değildir. Bu olamaz da. Sanatın gerekirliliği üzerinde fikir yürütmekle maddenin insan hayatında basit bir katalizör etkisi görevini yaptığını çıkarabilir düşünen kimse. Hiç değilse genel olarak bu böyledir.>>>devamı

RÜZGARLI BAYIRDAN

 Mustafa ÖZER       

       Televizyon antenlerine takılmadan geçen bulut kümesi çeşitli şekiller kazanarak gök yüzünün hareketliliğini ispatlıyordu. Rüzgar esiyor. Bulutların eşkalini bozarken benim “efkar”ımı dağıtan lodos esiyordu. Kravüze yakamı kaldırıp indiriyor. Alacağı vardı lodosun. Ama yakamdan alacağı vardı. >>>devamı

SANATÇI VE ÇEVRE

 Mustafa ÖZER

       Mevsimleri değişimi apartman duvarlarında hiçbir iz bırakmıyor. Oysa ahşap ve bahçeli düzen küçük kagir yapılar mevsim başkalıklarını görmek için özel yapılmış gibidir. Küçük hayalleri süsleyen periler, orman kıyılarındaki küçük kulübelerin nasıl sahibi ise, mevsimler de perilere eş bu diyar-hanelerin öylece sahibi oluveriyor. >>>devamı

 

Papacılar, Diyalogçular...  / Mehmet Şevket EYGİ

  Lisanımızda hikmetli atasözleri ve deyimler vardır. Onlardan biri de şudur: “Bekâra karı boşamak kolaydır.” Papanın ülkemize yaptığı ziyaretle ilgili olarak birtakım ateistler, Sabataistler, İslâm dini ve Şeriatı ile kesinlikle uyuşmayan ictihadlar yaptılar, fetvalar verdiler, bidatler çıkardılar.>>>devam

Yeni bir bid’atimiz oldu  /Ebubekir SİFİL

Dinlerarası Diyalog, meşrulaştırılmaya ne kadar çalışılırsa çalışılsın “ahir zaman bid’ati” olarak ifsad fonksiyonunu ifaya devam ediyor. “İbrahim Yolu” projesi, oyunun son perdesi olarak sahnelenmek üzere….>>>>devamı

                                                                                 

BEN

 Necip Fazıl KISAKÜREK

   Allah ‘ben’ kelimesinin belasını versin! Tevekkeli,cihanın en büyük velîlik derecesini bize dünya gözüyle göstermiş olan Esseyyid Abdülhakîm Efendi Hazretleri,bir eserlerinde şöyle buyurmadılar:>>>devamı

İmam-ı Rabbânî –MEKTÛBAT

Mektûbat’ı Takdim

   Allah ve Resulünün kitaplarından sonra dinin en büyük eseri “Mektûbat-ı İmam-Rabbâni”>>>devamı

 

 EBUBEKİR SİFİL İLE MÜLAKAT–1

 DİNLERARASI DİYALOG VE MİSYONERLİK ÜZERİNE

 “Hıristiyanlık Kaybettiği Mevzileri

Yöntem Değişikliğine Giderek Kazanmak İstiyor”

Araştırmacı yazar Ebubekir Sifil ile Türkiye müslümanlarının sorunlarını, ilim âlemini, modernist yaklaşımları, dinler arası diyalog faaliyetlerini ve sair konuları konuştuk. Yazarın konuyu derinlemesine tahlil eden kapsayıcı tarzı, özellikle günümüz müslümanlarının bazı eksiklerine dikkat çeken yorumları, üzerinde durulması gereken tespitler olarak çıktı karşımıza. >>>devam

 

AKSİYON NEDİR?                                                                   Mustafa CABAT

  Aksiyon lugatte kudrettir,mücerret kudretin,işte,iş üzerinde,iş halinde tecelli ve cümbüşü demektir.>>>devamı

                             

"YAHUDİ TARİHİ YAHUDİ DİNİ"   /Ebubekir SİFİL

 İsrail'in Filistin ve Lübnan topraklarında sürdürdüğü vahşi işgal, şüphesiz ki Siyonist ideolojinin kaynağını bizatihi Ortodoks Yahudilik'ten alan karakterinin bir yansıması. İsrailli hahamların savaş sırasında masum kadın ve çocukların öldürülebileceğini hükme bağlayan fetvası bu açıdan şaşırtıcı değil. >>>devamı

                MÜMİN - KÂFİR        

AKIL                                                                                

             Necip Fazıl KISAKÜREK

 

Kâfir — Siz, iman sahipleri ispat edemeyeceğiniz bir mesele karşısında kaldınız mı, hemen aklı ve ispatı inkâr etmek yoluna dökülürsünüz

 

 

UYDURMA DİL FELÂKETİ

Necip Fazıl Kısakürek

• KISA HECELER... Aşağıdaki cümleyi, ona hususî bir mâna biçmeden, onda ayrı bir mâna murad edildiğini hesaba katmadan, sadece Türkçe olarak okuyunuz>>>>>:

  

 

                                 

Suat PARLAR'la Röportaj:

"İŞBİRLİKÇİ POLİTİKALARLA  TÜRKİYE                                 TÜKENDİ..."                                                                                                      

Amerika’nın son yıllarda içine girdiği süreçle, yüzyıl önce İngiltere’nin girdiği süreç çok benzeşiyor. İngiltere’nin Ortadoğu siyaseti ana hatlarıyla bugün ABD tarafından tekrar ediliyor gibi. Bilindiği gibi 20. yüzyılın başında İngiltere Doğu Hindistan Kumpanyası ile Basra,Süveyş, Fırat/Dicle ve Doğu Akdeniz’den oluşan dörtgeni kontrol etmek, rakip güçleri buraya sokmamak ve böl-yönet politikasıyla burayı dizayn etmek stratejisine sahipti. Bugün, yüz yıl sonra onun mirasından beslenerek büyüyen ABD, İngiltere’nin yarım bıraktığı işleri mi tamamlamaktadır, yoksa iddia ettiği gibi, kendisine ait ve kendi icat ettiği yeni bir düzen mi ikame etmektedir?

ELİF BENDİ

 

                          Mustafa ÖZER

 

 

ben isterse mümkünat teklif gelir

talibanı hakkın yönü elbet elif gelir

sen dinleme halkiyatın hakkını

zira ol haktır ki arkası telif gelir

 

emr-i hakk ademe lif lif gelir

her demde aleme bin elif gelir

her elifin içinde yüzbin teklif gelir

lif lif gelir elif gelir teklif-i hafif gelir

 

                                      diğer şiirleri

                      

                  

 

PARTİ

                                                                               Necip Fazıl KISAKÜREK

ü      Parti,vatanımıza millî bir mahsul değil,Avrupa’lı bir mamul olarak,Abdülaziz devrinde girer.Topkapı Sarayında,asil Bağdat Köşkü’nün yanında, ‘Barok’ ve ‘Rokoko’ biçimi Mecidiye Kasrı’nın zuhuru gibi...

ü      Teftişsiz ve hasımsız taklit yoluyla bizi şahsiyetimizden etmek ve içimizden yemek isteyen Batı’nın maddî ve manevî emperyalizmasına yararlı fesat iklimini kurdurma ve kurucularını teşkilatlandırma işi olmuştur bizde parti...

ü      Oltasının ucundaki yem de,yutanı ebediyen sersemletmeye yeter,ayağa düşürülmüş ve hakikatları tepetaklak edilmiş iki zavallı mefhum:Hürriyet,Medeniyet...

ü      Sırayla “Genç Osmanlılar” dan başlayarak “İttihat ve Terakki”, “Hürriyet ve İtilaf”, “Cumhuriyet Halk Partisi”, “ Demokrat Parti”, “Adalet Partisi” ve daha nice küçük dallarıyla bizde parti,Avrupalı’nın tebeşirle yere çizdiği,tavuk hapishanesine benzer bu sihirli dairenin dışına çıkamamış ve Türk’ün ruh köküne bağlantı kuramamıştır.

ü      Üstelik,gününü gün etmeğe bakan cüce politika esnaflığı ve tam bir dünya görüşü yoksunluğu...

ü      Bizde parti böyle gelmiş ve bir gün topyekûn hesabı görülünceye dek böyle gidecektir...

CEPHELER

YENİ MÜCTEHİD TASLAKLARI

                                                                          Necip Fazıl KISAKÜREK

· Biz bu dâva peşinde, som iman ve bu som imanın bütün kâinatı kuşatması için gerekli som fikriyat cephesinden, «Allah» demenin bile yasaklandığı bir hengâmede, som küfre karşı hareket eder ve yaptığımız işi şakaya benzetemeyip....>>>>

 

 NEFSANÎ TEFSİRCİ

                                                                                          Necip Fazıl KISAKÜREK

· İslâm inkılâbı mevzuunda, bu sınıf, reformacıların bir şubesidir; ve kısım kısımdır.

· Farkları şudur ki, reformacılar, hiçbir eksik ve fazla kabul etmeyen din bütününe, dışarıdan, akıllarınca güzelleştirici ve iyileştirici unsurları ilâve etmekte mahzur görmedikleri halde, bunlar, dışardan unsur dâvet etmezler, fakat dinin zatî hükümlerini kendi içinde diledikleri gibi tefsire yeltenirler.devamı>> 

SAHTE SOFÎLER

   Necip Fazıl KISAKÜREK

· Sahte ve yalancı sofîler, ham ve kaba softaların, gûya din ve dinî hikmetler plânında tam mukabil kutbudur.

 

GERÇEK VE DERİN MܒMİNDE AKIL

 Necip Fazıl KISAKÜREK

· Derin ve gerçek mü’minde akıl, aklın son haddine mahsus şartlar içindedir: Daire nasıl başladığı noktada biterse, akıl da nihayet «mutlak» dan hiçbir şey anlayamayacağını anladığı yerde nihayete erer.

YANLIŞ ADRESE GİDEN  MEKTUP  /  Mustafa ÖZER 

Babam da babası gibi davranırdı. Bütün amacı benim okumamı sağlamaktı. Dahası, ikide bir vücut hikmetinden vurur konuyu bizim alacağımız üniversite diplomasına bağlardı. Bazen de varoluş nedenini bizim diplomalarla aynı olduğunu söylerdi. Nedenler değişse de aynı sonla biterdi. İlkokulu bitirirken “doktor bey” ünlemeleriyle komşulara sofra ve masa donatmışlardı. Küçüklüğümden kalan belli başlı ilk anıdır diyebilirim.>>>devamı

tavaf

                      mustafa özer

 

al yüzünde turna gördüm

selam yüküydü telleri

belli ki ciheti canandan

gelir-gider korkularım

içim çiçeklenir candan

selam devşirirler

şiir olup dervişler

 

okunur camdan şeffaf

turnadan hafif

tavafdan dönen rüzgar gibi

sevincine karşılama ister

sıcak soluğuna sarar isteğimi

ısıtır duamızın encamını

tövbe kırıklarını

içimizi incitmeden

bir damla göz yaşında

kıvançla sorar

sorgular

neredesin

 

 

 

 

Giriş | GÜNCEL | YAZARLAR | Resim-Karikatür | Büyük Doğu Arşivi

                                                                   free web counter
                                                                                

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 31/03/12 31/03/12